1 Şub 2011

WriteUp!

Lise yıllığı için yazılan write up'larımı buldum bugün.. Okudukça daha bir duygulandım.. Burada olmayanlar da var tabii defterimin arasında saklıyorum onları da ama bilgisayardakileri paylaşmak istedim :) Bakıp bakıp duygulanırım...

Yazan herkese teşekkür ediyorum efem :) Beni mutlu ettiniz..


Çok şarkı söyledik beraber. Ben genelde söylemek yerine kenarda durup dil uzattım olan bitene gerçi, zevzek bir “daha güzelini yapabiliriz” tavrıyla. Sense benim “daha güzelini yapabiliriz” klişeme benden çok inandın, o inancına kendinden çok güvendin, bu güvenle sanatını yoğurdun. Sonra yine şarkı söyledik beraber, ben yine malum “eh işte” bakışımı tekrarladım, sen yine bu olmamışlığı onadın ve yine daha iyisi için bir adım attın. Farkında olmadan her şarkı mırıldanışımızda tekrarlayıp durduk bunu. Ben mezun oldum, surat ekşittirene dönüverdim birden; sense benim yokluğumda hep “daha iyisini” yapmaya devam ettin. Hayatının geri kalanında surat ekşitecek kişinin daima benim olmayacağımı da gördün böylece. Dileğim, çirkefliği benim buruşuk suratımı hiç aratmayacak olan yeni zevzekler karşısında da daha güzelini yapacağın inancını koruyabilmen.

Bir ağabey, kardeş ve suratsız bir müzisyen olarak sevgiyle sarılıyorum.

Egemen

***

Bizim gibi müziğe aşık yaşlı bunakların en büyük hayallerinden birini

gerçekleştirmelerini sağladın; D'acca'ya olan çaban için sana

minnettarım. Rahatlıkla soyleyebilirim ki hayatımın en eğlenceli en

gururlu anılarını verdi bana o günlerimiz. Sen de elindeki fotoğraf

makinenle bu anılarin pek çoğunda yerini aldın. Ve ben hayatımdaki,

anılarımdaki, geçmişimdeki ve şimdimdeki varlığından çok memnunum :)



Gelecek hep mutluluk getirsin sana. Umarım ben de senin zihninde,

anılarında, en güzel anılarında bir yere sahibimdir. Umarım senin de

hayallerinin bir kısmının gerçekleşmesine yardımcı olabilmişimdir.

Kendine çok iyi bak!



-Ali Ekrem Yeşilkanal

***

Tevitöl’deki dört senemiz ne kadar da çabuk tükendi. Gerçi çabuk olduğu kadar da dolu dolu geçti. Hayatımda bir yer edindiğin için gerçekten mutluyum. Her zaman ne düşüyorsan onu söylüyorsun ve yapıyorsun. Her zaman bu saflığını ve içtenliğini takdir etmişimdir. Hep böyle kal.

Gülnaz’la İzmir’e geldiğimiz yaz çok güzel geçmişti. Teras keyfimizi hiç unutmayacağım. Gece dışarıdan gelen sesleri hatırlıyor musun? Ne kadar korkmuştuk. Sonra Karşıyaka’ya geçmiştik. Vapur, kuşlar, kumru… Her şey çok güzeldi. İzmir turunu unutabileceğimi sanmıyorum.

Seninle bir de Nev maceramız var. Beraber Nev’i görmeye gitmiştik taa nerelere. O gün de çok güzeldi ve çok zevkliydi. Çıkacağı yeri bulabilmek için ne kadar dolaşmıştık.

Hep böyle saf ve içten kal…

Büşra Aydur

***

Çok sevgili Möd(irgin), aklıma hep bizim okuldaki ilk günümüzde, Seher'le senin Greek Temple'da gitar çalıp şarkı söylemeniz geliyo. "Höö ne pro!" diye düşünmüştüm ilk, sonradan geçti tabi. Şaka şaka.. Öküz gibi (kibar benzetmeler) organizasyon yeteneğin var, boru mu? Bi de sahip olduğumuz en iyi -ve tabi en gaz- MC'lerdensin (zaten iki tane var ama olsun, iyisin sen); her ne kadar paso senle didişmiş olsam da. Umarım istediğin yere gelirsin, gerçi bu gazla sen ohooo...Çok özlicem ha seni, kendine iyi bak!

Kaan Salçın



***

Bizim gibi müziğe aşık yaşlı bunakların en büyük hayallerinden birini

gerçekleştirmelerini sağladın; D'acca'ya olan çaban için sana

minnettarım. Rahatlıkla soyleyebilirim ki hayatımın en eğlenceli en

gururlu anılarını verdi bana o günlerimiz. Sen de elindeki fotoğraf

makinenle bu anılarin pek çoğunda yerini aldın. Ve ben hayatımdaki,

anılarımdaki, geçmişimdeki ve şimdimdeki varlığından çok memnunum :)



Gelecek hep mutluluk getirsin sana. Umarım ben de senin zihninde,

anılarında, en güzel anılarında bir yere sahibimdir. Umarım senin de

hayallerinin bir kısmının gerçekleşmesine yardımcı olabilmişimdir.

Kendine çok iyi bak!



-Ali Ekrem Yeşilkanal

***

Canım arkadaşım! Gülmek sana o kadar yakışıyor ki, üzüldüğünde bir şeye ya da kızdığında birine, seni güldürmek için her şeyi yapabilir insan. Sen de seversin gülmeyi ve güldürmeyi, yoksa dener mi insan ilginç ilginç espriler yapmayı. Mutlu ol Özlemcim, hep gülümse. Umarım her şey istediğin gibi olur ve fotoğrafların hiç solmaz.

Sıla Birce Bilgiç                                                                                                                            

***



Sevgili Özlem, (içimden çok fena Möd demek geliyor ama yıllık bu, birazcık ciddi olayım dedim..) Dokuzuncu sınıftayken bana söyleseler, bir doğaçlama tiyatro grubu kurcaksınız, beraber gösteriler yapacaksınız, bir de bunu inat gibi ileriki nesillere aktaracaksınız deseler, kesinlikle inanmazdım. Ama oldu, bu günlere kadar geldik.



Seher Odabaşı

***

Dokuzuncu sınıfta okula alışmaya çalışırken gökten düşen bir elma gibi girdin hayatıma bodoslama. İyi ki girdin. Yoksa ben kiminle gülüp, kime sarılıp ağlayacaktım? Kim bana gitar çalacaktı, kim beni terasta yağmurun altından çekip alacaktı, kiminle sabahın köründe kalkıp güneşin doğuşunu izleyecektim, kiminle “artık kilo verelim” diyip Çarşamba diyeti bırakacaktım, kiminle beraber saçma şarkılar yapacaktım, kiminle haritayı ters kabartacaktım, kiminle çikolatamı paylaşacaktım, kiminle oda toplantısı yapacaktım, kiminle şişe kapağı biriktirecektim, kiminle karlara yatacaktım, kimi kardeşim gibi sevecektim?

Elif Dayıoğlu



***



Çok kavga ettik, çok kırdım seni. Ama benim Rapunzel saçlı melek sesli arkadaşım. İnanç’ta tanıdığım ilk insan, neşeli metalcim/klasikçim/türkücüm/popçum/rockçım vb. İyi ki D’acca’daydık, iyi ki birlikteydik, iyi ki paylaştık.

Musiki denince akla, hemen onun adı gelir.

Gelsin de, hep gelsin.

Aslı Ildır

***

16, 16 yo bebeğim yo! Bir köşeye büzülmüş, bana kötü kötü bakışlar atarken, tam ‘10 dakika ara’dan önce çıkan Boys are Back şarkısını gözler pörtlemiş, içine düşmüş bir şekilde izlediğin; Dream Theater, Led Zeppelin şarkılarının arasına High School’ları nasıl attığın hiç aklımdan gitmiyor. Umarım sana da önyargı konusunda bir şeyler öğretebilmişimdir. Neyse Mödcan, a capellalar, kavgalar, mm’ler, çikiloplar, kısırlar... Çok eğlendik ya! Hayatında benim yerimi hep sakla he mi? Sus yemicem!



Ayşe Nil Özder

***

Dokuzuncu sınıfta müzik aktiviteleriyle takılmaya başlamıştık. Sonra devam etti senelerce. Bu sene birlikte kalırken attığımız kahkahaların haddi hesabı yoktur herhalde. Sınavların öncesindeki çalışmalardan bahsetmiyorum bile! Neyse, mezun olduktan sonra odadaki gitar dinletilerimiz, yatağımın beşik haline gelmesi, “kitabın sonunda hepsi ölüyor” cümlesi en çok özleyeceğim şeylerdendir emin ol. Unutmadan Polgara’nın selamı var :)

Ezgi Ece Akbay



***

Möd, se na piasin!?

Sevgili Penc-ü Se müdürüm, anlayışlı MC, ünlü fotoğrafçı,

Koordinatör kimliğini hiç kaybetme. Umarım ilerde kendine ciks bir stüdyo açarsın. Mekanın tasarımını ve mimarisini de sen yaparsın. O saniyede şipşak vesikalıklar STÜDYO MÖD adı altında tüm dünyaya yayılır.

Canım benim.



Zeynep Ceren Pehlivan



***

Düşünüyorum da iyi ki o güzel anları fotoğraflamışsın. Geri dönüp baktığımda o fotoğraflar seninle yaşayacak. Unutma ki Wahnogreel devam ediyor. Gerçi şimdilik yüreklerde ama vakit olsa kulaklarda da olacak. Daha onun fotoğrafını çekemedik.



Onur Erçelik

***



Müzik yeteneğine ve çektiğin fotoğraflarına her zaman hayran kalmışımdır, o yüzden liseden sonra mutlaka devam et! Biliyorum, bir gün çok ünlü olacaksın.Bu okulla beni ciddi şekilde beni eleştiren ilk kişiydin. Senin sayende birçok şeyin farkına vardım, iyi bir dosttun benim için. Dediğin gibi, şu dört yılda çok şey paylaştık, umarım daha yenilerini ve güzellerini paylaşmaya devam edeceğiz. İstediğin her güzel şey başına gelsin!

Berat

***





Öncelikle odanızdan hiç eksik olmadığım halde dellenip beni kovmadığın için teşekkür ederim =) Çok sevimli ve delidolu bir insansın. Bir gün çok iyi bir fotoğrafçı olduğunda “Benim eskiden kullandığım bir modelim vardı” diyip beni hatırlamanı isterim. Sen yine de çekecek bir şey bulamadığında bana her zaman alo diyebilirsin, her zamanki gibi, seve seve. Umarım bir gün astrofotoğrafçılığa da bulaşırsın da çıkamazsın =)

Elçin Ergez



***

Sayın Özlem Başkanım,

Nasılsınız? Umarım iyisinizdir. Ben iyiyim şahsen. Interact Klubü de iyi ellerinden öperler. Haha başkan benim hahahaha. Sen ancak fotoğraf çek, sonra onu düzelt.Başka bir şey bilmiyorsun bir de kıyafetime laf ederdin başkanken. Onun dışında severim seni iyi başkansın, yine de çok uğraştırmadın beni. Sağolasın. Neyse kendine iyi bak, İzmir’e selam söyle benden. Bol bol fotoğraf çek bir de arada okula uğra.

Ekin Özçelik

***



Pencük Möd

Bir Penc-ü se provasında gitarınla bestelediğin şarkılarla şarkı turuna hayat verdin. Senırım bundan sonra senin gibi doğaçlama müzik çalan bir gitarcımız olmayacak. Çok iyi bir arkadaştın benim için. Bazen Prense yardımlarda bulunurdun kahin gibi... Eskiden bilgisayar başından kalkmayan, fotograf çekmekten başka hiç bir şey yapmayan biri olduğunu düşünürdüm ama iyi bir arkadaşmışsın. Penc-ü se’nin halkla ilişkiler uzmanı..

Hayatta başarılar

Demir Hüseyin Kocakabak

***

Möd möd möd,

Okulun ilk günü “biz seninle iyi anlaşacağız herhalde” demiştin bana, bak hala aklımda. Çılgın kişilik, kafa insan modeli, kurtarıcı meleğim benim. Seni çok seviyorum, benimle uğraşmanı, hatta arada ufak çaplı trip atmanı dahi özlerim ben. Sen de gidince kim oturup gitar çalacak ki bize? Hep konuşalım olur mu? Biliyorsun gevezeyimdir ben arar dururum unutturmam kendimi.

Üniversitede güzel güzel fotoğraflar çek, hele bir şu kamerana kavuş, ne harikalar yaratacaksın sen... Bol bol gülümse...



Bihter Günal

***

Ailemin ikinci kızına,

Bu senenin son olduğunu biliyorum, beni ilk gördüğünde ‘Ay bu kız bizim okula gelmesin ya’ dediğini de… Demek ki ilk izlenimler pek de doğru olmayabiliyormuş muymuş ne… Pişt, tatlı şey, kendine iyi bak… Hayatta hiçbir şeyin seni üzmesine izin verme! Bil ki seni sevenler her zaman bir telefon uzağında olacaklar, bağlantıyı koparma yeter… Seni sevdiğimi bil ve hep böyle sevecen kal, güler yüzün hiç bozulması(cümleyi kursam daha iyi olacaktı ama…) neyse, sonuç: seni seviyom ve kendine iyi bak!

İdil Naz Pekiner

***

Aaaahhh ah...

Sevgili Möd, söze nasıl başlasam bilemiyorum..Her ne kadar seni çoookk geç tanımış olmanın üzüntüsü yüreğimi boğaraktan beni üzse de ne mutlu ki senin kadar mükkemmel birini tanımış olmak sevindirici. Keşke çok daha uzun zaman önce tanışsaydık diyorum. Olurda ileride beni utursan.

Kalbinde yer yoksa güzelim boşver ben ayakta da giderim



Sevgili Hazırlık Kardeşin Berkay Üstün...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Eleştiri ve beğenilere varım, ama hakaretler beni deli eder uleyn!